L

labi(y)oplasti: dudak düzeltimi
labial: dudak(la ilgili)
labil: değişken, çabuk değişen, kararsız
labilite: değişkenlik, kararsızlık
labirent: dolambaç
labium: dudak
lakrimasyon: göz yaşarması
laksatif: yumuşatıcı, ishal yapıcı
laktasyon: emzirme; süt gelmesi
laktojen: süt yaptırıcı, süt salgılatıcı
lakün(a): boşluk, çukur, girinti
lamina: kat, katman, yaprak, ince tabaka
laminar, laminer: katmanlı, ince tabakalı
lanse etmek: tanıtmak, sunmak
lanset: deleç
lansman: tanıtım
laparotomi: karın açımı
larenks: gırtlak
laringeal: gırtlak(la ilgili)
laringofarinks: altyutak
laringotomi: gırtlak açımı
larva: kurtçuk
larva migrans: gezici kurtçuk
larvisid: kurtçukkıran
laserasyon: yırtılma, yırtık
lasere: yırtık, yırtılmış
latans, latens: gizlilik; durgunluk; gecikme
latent: gizli
lateral: dışyan, yan, yanal
lateral dekübit(us): yanyatar
lateralizasyon: bir yana yönelme, bir yanı tutma
lavaj: yıkama
layn, line: çizgi; yol
Legal: yasal
-lemma: … zarı
lenf: akkan
lenfoid: akkan(la ilgili)
lens: mercek
lentiküler: merceksi
lepra: cüzzam
letal, lethal: ölümcül, öldürücü
letarji: uyuklama
letarjik: uykulu
levator: kaldırıcı
lezbiyen: sevici
lezbiyenizm: sevicilik
leze olmak: örselenmek, berelenmek, yaralanmak
lezyon: yara, doku bozukluğu
li(y)ezon: işbirliği
libido: cinsel istek; yaşama gücü
lider: önder
life-span: ömür, ömür uzunluğu
ligaman, ligament: bağ
ligasyon: bağlama; bağlanma
ligatür: bağlama; bağlantı
likefaksiyon: sıvılaşma, sıvılaştırma
likefiye olmak: sıvılaşmak, erimek
likid, (-t): sıvı, akışkan
likör: sıvı
limit: sınır
limitasyon: sınırlama, kısıtlama
lineer: çizgisel, doğrusal
linkage: bağlantı
lipid: yağ
lipoid: yağsı, yağımsı; yağlı
lipom: yağ uru
lisans: yetki belgesi, izin;
liste: dizelge
literatür: yazın; basılı yapıt
litiyasis: taş oluşumu
-litiyasis: ... taşı
litotom: taşkıran
litotomi: taşkırma
liyofilize: suyu alınmış
lizis: dağılma, erime, çözüşüm
-lizis: ... erimesi, ... çözüşümü
lizojeni: kaynaşma
lobül: lopçuk
lobülasyon: lopçuklaşma
lobüle: lopçuklu
loj: yerleşim, bölge
lokal: yerel
lokalizasyon: yerleşim; yerini belirleme
lokalize etmek: sınırlamak, yerini belirlemek
lokalize: sınırlı, yerleşik
lokus: konum, yer
loküle: odacıklı
lombalji: bel ağrısı
lomber: bel(le ilgili)
lomber lordoz(is): belkamburluğu
lomber ponksiyon: beldelimi

longitüdinal: uzunlamasına, boyuna
loşi: doğum sonrası akıntısı
lökokori: beyaz gözbebeği
lökopeni: akyuvar azlığı
lökopoez: akyuvar yapımı
lökosit: akyuvar
lökositoz: akyuvar artımı
lökoz: kan kanseri
lösemi: kan kanseri
lubrikan(t): kayganlaştırıcı
luksasyon: çıkık
lumbago, lumbalji: bel ağrısı
lumbar: bel(le ilgili)
lup: büyüteç
lup, loop: kangal
lümen: iç boşluk

 

© Beyinfelci Yasal Uyari   Tasarım : AEC Teknoloji