O
obes, obez: şişman
obesite, obezite: şişmanlık
obje: nesne
objektif: nesnel
obligatu(v)ar: zorunlu
oblik: eğik
obliterasyon: tıkanma
oblitere: tıkanmış
oblitere olmak: tıkanmak
observasyon: gözlem; gözlemleme
obsesif: takıntılı, takınçlı, takıncalı
obsesyon: takıntı, takınç, takınca
obstetrik: doğumbilim; doğum(la ilgili)
obstetrisyen: doğum uzmanı
obstrüksiyon: tıkanma; engelleme
obstrüktif: tıkayıcı; engelleyici
od(i)yogram: işityazım
od(i)yoloji: işitimbilim
od(i)yometre: işitölçer
od(i)yometri: işitölçüm
od(i)yometrik: işitölçümsel
odistile, eau distile: damıtık su
odit: dinleyiciler
oditif: işitsel
odontogenez: diş oluşumu; diş gelişimi
odontoloji: dişbilim
oftalmik: göz(le ilgili)
oftalmolog:göz hastalıkları uzmanı
oftalmoloji: göz hastalıkları bilimi
oftalmolojik: göz hastalıkları(yla ilgili)
oftalmoskopi: gözdibi bakısı
ointment: merhem
ok(k)üpasyon : uğraşı, iş
okkült: gizli
oklüzif: kapayıcı; tıkayıcı
oklüzyon : kapanma; tıkanma
oksidasyon: oksitlenme, yükseltgenme
oksijenizasyon: oksijenlenme
oksiput: baş arkası, kafa ardı
oksiyur: kılkurdu
oküler: göz(le ilgili);
olekranon: dirsek çıkıntısı
oligospermi: sperm azlığı
oligüri: idrar azalması
ondülan, ondüle: dalgalı
ondülasyon: dalgalanım, dalgalanma
onişi : tırnakyatağı yangısı
onkogen, onkojen: kanser geni
onkojen(ik) : kanser yapıcı
onkolog: kanserbilim uzmanı
onkoloji: kanserbilim
onore etmek: onurlandırmak
op(p)ortünist(ik): fırsatçı
opak: ışıkgeçirmez, saydam olmayan
opasite: ışıkgeçirmezlik; ışıkgeçirmez alan
operabl(e): ameliyat edilebilir
operasyon: ameliyat; işlem
operatör: cerrah; işletmen
opsiyon: seçme, seçenek
opsiyonel: seçmeli
optik: ışıkbilim; göz(le ilgili)
optik kiazma: görme çaprazı
optimal, optimum: en uygun
optimist(ik): iyimser
optometri: görme ölçümü
or(i)jinal: özgün; asıl
oral: ağızdan, ağız yoluyla, ağız(la ilgili)
orbit: yörünge; gözçukuru
orbita: gözçukuru
orbital: gözçukuru(yla ilgili)
order: istem
organ: örgen
organik: canlı(yla ilgili)
organizasyon: yapılanma, düzenleme; örgüt, kuruluş
organizatör: düzenleyici
organize: yapılanmış, düzenlenmiş
organize etmek: düzenlemek, yapılandırmak
organize olmak: yapılanmak; örgütlenmek
organizma: örgenlik
organomegali: organ büyüklüğü
orgasm, orgazm: doruklanım, dorukduyum
orijin: köken
oriküler: kulak(la ilgili)
orofarenks: ortaboğaz, ortayutak
orogastrik sonda: ağız-mide borusu
orşi(y)ektomi: testis çıkarımı
ortez: düzelteç, düzeltme gereci
ortodonti: diş düzeltimi, dişdüzeltim bilim
ortodontist: diş düzeltim uzmanı
ortostatik: ayakta(yken) oluşan
oryantasyon: yönelim, uyum
oryante: uyumlu; yönelimli
os: kemik
os(s)ifikasyon: kemikleşme
osilasyon: salınım, salınma, titreşme
oskültasyon: dinleme
osmotik: geçişmeli, geçişimli
osseöz: kemik, kemiksi
ossikül: kemikçik
osteofit: kemik çıkıntı
osteogenez: kemik oluşumu; kemik gelişimi
osteoid: kemiksi, kemiksi doku
osteojen(ik): kemik oluşturan, kemik oluşumu(yla ilgili)
osteoliz: kemik yıkımı
osteomalazi: kemik zayıflaması
osteoplasti: kemik onarımı
osteoporoz: kemik erimesi
-ostomi: … ağızlaştırımı
otalji: kulak ağrısı
otistik:
otizm:
oto-: öz-; kulak(la ilgili)
otoanaliz: özçözümleme
otograft, otogreft: özyama
otoimmünite: özbağışıklık
otoimmünizasyon: özbağışıklanım
otoklav: basınçlı buğuluk
otomasyon: özişlerlik, özdevinim
otomatik: özişler, özdevinimli
otomatizm: özişlerlik, özdevinim
otonom: özerk
otonomi: özerklik
otopsi: ölüaçımı
otorite: yetke; yetkili, uzman
otozom: beden kromozomu
otozomal: beden kromozomuna ait
otör: yazar; uzman
outpatient: ayaktan hasta
output: çıktı
ovarium, over: yumurtalık
over-: aşırı-
overdominans: üstün baskınlık
overdoz: ölçü aşımı, veritaşımı, aşırı doz
overestimate: abartılı öngörü
overlap: üstüste binme, örtüşme
overweight: aşırıkilolu
ovoid: yumurta biçiminde
ovum: yumurta
ovülasyon: yumurtlama
ozmotik frajilite: geçirim dirençsizliği
ozmoz(is): geçişme, geçişim
Ö
ödem:
öfori: aşırı mutluluk
ökaryot: çekirdekli